Bu bölümdeki temel amaç, ritim bazlı düşünebilme kabiliyetini aralayabilmek ve ritim-zaman, ritim kompozisyon gibi kavramların üzerine gidebilmektir.
Üzerine yoğunlaşabileceğimiz branş çalgıları: Bendir, Congas (Tumba), Bongo, Askı Davul.
ENSTRUMANLAR:
BENDİR:Mezopatamya kökenli vurmalı çalgı.İnsanın ortaya çıkması ve üretmeye başlamasından beridir varlığını sürdürmüş.İlk vurmalı çalgıda diyebiliriz.İlkel komünal dönemde şamanlar tarafından çalınmaktaydı.İlk şekilleri Hitit imparatorluğunda kayalar üzerine oyulmuş tasfirlerde görülür.Bu tasfirlerde aleti kadınların çaldığını görüyoruz.Genellikle yeryüzündeki bütün kültürlerde görülür.Erbane,Bodhran gibi değişik isimleri vardır.Derininin ince ikinci bir kasnak ve vidalarla gerildiği türlerine bendir denir...
CAJON:Latin Amerika'ya getirilen afrikalı köleler tarafından yapılan vurmalı çalgı.Köleler, sömürgeciler tarfından müzikleri yasallandığı için oturdukları kulübelerde çevrelerindeki eşyalara vurarak müzik yapmaya çalışmışlar.Cajon ise bu doğaçlama sırasında ortaya çıkmış.Çoğunlukla flemenko müziğinde kullanılıyor...
Djembe:Afrika kökenli vurmalı çalgı...
Congas:Afro-cüba perküsyon.Derinin çapına göre 4 farklı türü bulunmaktadır.
Küp/Testi:Afrika-Nijerya kökenli vurmalı çalgı.Pişmiş toprakdan yapılır.Gövdenin ortasındaki delikten bas sesi,çevresinden ise tiz sesleri alınır...
Asma Davul:Türk vurmalı çalgılarının sembolü olarak kabul edilmektedir. Davul tarihimizde çok değişik amaçlarla kullanılmıştır. Türkiye’nin her yerinde değişik cins ve boylarda davul bulunmaktadır. Kasnak, ip ve deri olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Tokmak ana ritmi, çubuk ise detayları çalmaktadır. Genellikle küçük davul, orta davul, büyük davul ve koltuk davulu gibi mahalli boyları ve adları bulunmaktadır. Türklerde kullanılan en eski çalgıdır. Sesinin gür oluşu ve etkisi nedeni ile bir haber aracı olarak ta kullanılmıştır.
Darbuka:Milattan önceki dönemde günümüz darbukasına benzer çalgılar, çeşitli biçim ve büyüklüklerde Anadolu, Mezopotamya ve Orta Asya uygarlıklarında kullanılmışlardır. Daha sonra ki süreçler içinde değişip gelişerek yine aynı coğrafyalar içinde kullanılmıştır. Bu çalgı zaman içinde ve bölgelere göre farklı isimler ile anılmıştır. Bunlar arasında “dümbek, dümbelek, deplek, deblek, dönbek, tömbek, darbeki,debulak” gibi isimleri sıralayabiliriz. Önceleri pişmiş toprak kullanılarak üretilen bu vurmalı çalgı, giderek sırsız toprağın yanı sıra bakır, aliminyum, çeşitli metal alaşımlar, alçı, porselen, ağaç ve cam elyaf v.b. gibi malzemeler kullanılarak da yapılmıştır. Genellikle bir tarafı geniş, diğer tarafı dar bir boru görünümündeki çalgıda, hayvan derisi ve son zamanlarda ise çoğunlukla sentetik deri kullanılmaktadır. Deri bir kasnağa gerilir ve vidalar yardımıyla gerdirilerek ton sağlanır. Bu çalgının gövdesi üzerine, çeşitli yöre ve kültürel yapıya uygun süslemeler de yapılmış ve günümüzde de devam etmektedir.
Müfredat
MÜFREDAT:
Ritm-Tartım; Müzik İçindeki yeri ve önemi... Ritm Notasyona Giriş; Nota Değerleri Ve yazımı... Ritm Kalıbı, Tempo, Ölçü, Hız; Ferruh Yarkın Ders Notları... Enstrumana Geçiş.. El vuruşları ve çalışmaları.. Enstruman hakimiyeti.. Farklı Çalım Teknikleri Çalışmaları..
İlk aşama olarak düşünebileceğimiz bu süreçte ayrıca iki elimizi dengeleyebilmemizi kolaylaştıracak çalışmalarla metronom disiplinini sağlamlaştıracağız.
İkinci aşamada çalıştığımız çalgının karakteristik ritimlerine geçeceğiz ve uygun müzikler eşliğinde uygulamalar yapacağız. Bu aşama, ezgisel yapılar içerisindeki ritm disiplininde zamanı eşit periyotlara bölme gayretimizle yürüyecek. Buradaki temel amaç ritmi, müzik içerisindeki yerine dair düşünebilmeyi ve çalabilmeyi sağlamaktır.
Üçüncü aşamada ise farklı ritim aletlerini bir arada kullanacağız. Örneğin bendir ve conga, bendir ve shaker, conga-shaker, conga- bendir-cowbell, conga-bendir-cowbell-rototom, bendir-zilli tef-riht zil gibi. Bu sayede ritim kompozisyona dair fikir kazanmaya başlayacağız.
Bu noktaya kadar yaptığımız bütün çalışmaları, referans olarak aldığımız sabit bir zaman üzerinden (metronom üzerinden) yürüttük ve amaç olarak tempoyu bozmadan çaldık. Tempo ile uyumlu yürüdük.
Dördüncü aşamada ise referans aldığımız tempoyu deforme etmeye çalışarak aynı anda yürüyen iki farklı zamanı hissetmeye çalışacağız.Bu sayede doğaçlama kavramına ve bir anlamda gerçek ritim dünyasına girmiş olacağız.Bu noktadan sonrası doğaçlama devam edecektir.