Beşiktaş Müzik Merkezi,bağlama,baglama,saz,gitar,piyano,keman,akordeon,klarinet,bati,muziği,kaval,mey,enstrüman,ders
Beşiktaş Müzik Merkezi, bağlama,saz,gitar,piyano,ders,kurs,enstrüman,ders,instrument
Anasayfa,beşiktaş,besiktas,muzik,music Kurumsal,corporate,about us,hakkımızda branşlar,brans,dal,alan,erdal,erzincan foto,fotoğraf,fotoğraflar,photos,action,erol,parlak ön kayıt,arif,sağ,mp3,music link,linkler,link,ali iletişim,contact,us,email,mail,free video,youtube,gitar,satriani,mustafa,dönmez,keman

Piyano
 Piyano Eğitmenleri:

  Piyano hocası-1
  Beray Selen
Piyano, Klavsen'in gelişmişi, tuşlu bir çalgı.



Yapım biçimi ile duvar ve kuyruklu (salon) adı verilen çeşitleri vardır. Piyano kelimesi İtalyanca "Pes ve güçlü sesli klavsen (harpsikord) - gravicembalo col piano e forte" 'den gelir. Piyano Forte olarak adlandırılması da bundandır. Atası, klavsenden en önemli farkı, tuşa basarken uygulanan kuvvete göre çıkan sesin şiddetinin de aynı yönde değişken olmasıdır. Piyano çalan kişiye piyanist veya piyano sanatçısı denir.





İlk Piyano 1700'lü yıllarda İtalya - Floransa'da Bartolomeo Cristofori' tarafından yapıldı. Cristofori'nin en büyük başarısı, piyano'nun temel mekanik sorunu olan, çekicin tellere vurması anında sesin çekicin etkisi ile sönümlenmemesi ve çekicin çok çabuk bir şekilde tellerden ayrılarak notanın yeniden çalınabimesi sorununa bir çözüm üretmesidir. Öldüğü 1731 yılına dek 20 civarında piyano üretti.



Fransız Marius'un bu çalgıya katkısı, tokmaklı klavseni bulmak oldu. Saksonyalı Silbermann ise, Schröter' in çekiç sistemini geliştirdi ve Bach'ın da değerli öğütlerinden yararlanarak, klavyenin tüm ses genişliğinde eşit bir ötüm elde etmeyi başardı. Augsburg' da org yapımcısı Johann Anderas Stein (1728-1792) Alman veya Viyana usülü denen mekanizmalı piyanolar meydana getirdi. 1789'da Stein, ayrıntıları belirtmek için kullanılmakta olan dizliklerin yerine pedal koydu. Andreas ve torunu Johann Baptist Streicher (1796-1871), piyanonun yapısını (Beethoven'in arzusu üzerine) daha sağlamlaştırdı ve ikinci bir otum kapağı ekleyerek daha dolgun bir ses sağladı. Piyano sanayinin gerçek kurucusu Alman Zumpe' dir, "kılavuzlu" denen mekanik piyanoyu gerçekleştirdi. İlk düz piyanoyu, 1789' da İrlandalı William Southwell yaptı. Sebastian Erard 1822'de piyano yapım tekniğini geniş ölçüde etkileyen bir yenilik getirdi (ikili itme dilleri). Henri Pape, çapraz tel ve keçeli çekici buldu. James Thom , ekleme demir çatıyı kurdu.





Piyano mekanizmasıBu çalgı, büyük bestecilerin en yakını olmuştur, dolayısıyla bu çalgı için verilen bestelerin sayısı ciltler tutar. "Piyanistler, diğer çalgıları çalanlara nazaran, çıkaracakları sesleri piyano üzerinde hazır bulurlar" gerekçesiyle, küçük yaştan (altı-on) başlayarak, öğrenebilecek çalgılardan birisidir.



Ünlü Piyanist Sigismund Thalberg: "Çalarken, sesleri uzatmayı, iyi bir ses çıkarmayı ve ses çıkarırken gerekli olan değişiklikleri yapabilmek için, zorunlu olan ilk şartlardan biri her türlü sertlikten uzak bulunmaktır. Kolda, elde ve parmaklarda yetenekli bir şarkıcının sesinde sahip olduğu incelik ve bükülmeler bulunmalıdır" diyor ve şöyle devam ediyor: "İhmal edemeyeceğimiz bir konu varsa, o da , çalarken vücudun hareketlerinde büyük bir ölçü olmasının; kolları, elleri büyük bir sükunetle yönetmenin, piyanoya çok yüksekten vurmamanın, kendi kendini dinleyebilmenin ve hüküm verebilmenin gerekliliğidir. Genellikle, parmaklarla fazla çalışılmakta, fakat kafa ile yeter derecede çalışılmamaktadır."



Piyano pedallarının kullanılması hakkında, Antoine Marmontel şöyle diyor : "Pedalları kullanmasına izin verilen öğrencilerin büyük bir kısmı onları usülleri saymak için kullanırlar veya ayaklarını pedalın üzerine basarlar ve bir daha çekmezler. Şüphesiz ki, her ikisi de kusur sayılan bu alışkanlıklara sahip olmamak gerekir. Lavignac ise: "Pedal sanatı ayağın nasıl konulacağını değil, nasıl çekileceğini bilmektir" diyerek, gerekli öğüdü vermiştir.






Klavsen 17. yüzyıl sonlarına doğru ilgi gördü ve orkestralarda kullanılmaya başladı. Bir yüzyıl kadar yaşadıktan sonra yerini, daha gelişmiş bir alet olan piyanoya bıraktı. Aslında klavsenin tuşlarının yeri piyanonun tam tersi idi.
Piyano 1711 yılında Floransalı Bartolomeo Cristofori tarafından icad edildi. Bu alette hem hafif hem kuvvetli çalmak mümkün olduğu için ismine İtalyanca hafif ve kuvvetli anlamına gelen piano forte denildi Pianofortenin yaygınlaşmasında Fransız ihtilalinin önemli rolü olmuştur. 1789 deki ihtilalde devrimciler aristokratların klavsenlerini yakarak ve tahrip ederek yenilik için özlemlerini dile getirmişlerdir.
Bu dönemin önemli bestecileri olan Joseph Haydn (1732-1809) ve Wolfgang Amadeus Mozart (1756-1791)'ın eserlerinde giderek farklı nüanslar belirtmeye başladıkları görülmektedir. Mozart 1777 yılında taşıdığı özelliklerden ötürü 21 yaşında Anderas Stéin'in pianofortelerini klavsene tercih etmiştir.
•Piyanoda sesler, deri kaplı küçük çekiçlerin, tuşlar vasıtasıyla hareket ettirilerek tellere vurulmasıyla elde ediliyordu. Mekanizmaya bir de tellerin titreşmesini söndüren çuha yerleştirildi
İlk piyanolar klavikord benzeri kuyruklu idiler. Frederici isimli yapımcı ilk dört köşe piyanoyu üretti. Alman Zumpe’de kendi adını verdiği dört köşe piyanoları Londra’da çok sayıda üreterek yaygınlaşmasını sağladı.(1776). Pedallerin piyanoda kullanılması 1783’te Broadwood tarafından gerçekleştirildi
1790-1830 yılları arasında yorumcuların isteği ihtiraslarını duygularını anlatabilecek geniş nüanslara sahip bir enstruman idi.. Bu dönemde konserler artık yalnızca aristokratların oluşturduğu bir kaç davetli için değil daha büyük salonlarda daha çok dinleyici için düzenleniyordu. Dolayısı ile piyanodan daha çok ses çıkarması bekleniyordu. Böylelikle daha sağlam ve dayanıklı piyanolar üretilmeye başlandı. Pedallar eklenerek bağlı ve sönmeden çalabilme özelliği sağlandı.
•1788’de de tellerin gerili olduğu tahta kasnak yerine metal kasnak kullanıldı. Piyano yapımcıları hızlı bir vuruşa bağlı olarak, çapı daha kalın olan tele daha ağır bir çekiçle vurulma özelliğini saptadılar. Ses tahtası kalınlaştırılarak tellerin gerilimini dengeleyebilmek için tahtadan olan iskeletin güçlendirilmesi için çelik kullanıldı.
•1808’de Erard çift maşalı mekanizmayı 1821’de yeğeni Pierre Erard’da tekerrürlü mekanizmayı bularak piyano yapım tekniğini en üst düzeye ulaştırdılar. zamanla pianoforte adı, yerini piyano'ya bıraktı. Sebastian Erard, vuruşlar, ses titremeleri ve özellikle notaların tekrarı için çok hızlı bir mekanizma oluşturma amacı doğrultusunda Paris'te 1780 de piyano üretimine başlamış bir yapımcıdır.
Piyano tarihinde önemli bir gelişme 1809'da Fransa'da Paris Uluslararası Müzik Konservatuarında klavsenin bırakılarak müziksever bir toplumu ve müzikal bir repertuarın doğuşunu sağlayacak piyanonun kabul edilmesidir. Ludwig van Beethoven (1770-1827) bu dönemde, Erard'ın piyanoları için yazdığı besteleri ile piyanoya asillik ünvanı kazandırmış bir besteci olarak görülmektedir. Onu Frederick Chopin (1810-1849) ve Franz Liszt (1811-1886) gibi hem çok usta piyanist olan hem de piyano için çok değerli eserler yaratmış olan romantik dönemin ünlü bestecileri takib etmektedir
•Böylece en başta bahsedilen iki aletten psalterion, klavsen ile en gelişmiş şeklini alırken, timpanon da piyanonun icadı ile gelişmesini tamamlamış oldu.
•Piyanonun ses genişliği kalın La ‘dan ince Do’ ya kadar yedi oktav ve bir minör üçlüden ibarettir.
•İyi bir piyanonun tuşları, ne parmakları yoracak kadar sert, ne de parmakların gelişmesini önleyecek kadar yumuşak olmalıdır.
•Piyano için eser yazan ilk besteci Muzio Clementi’dir.(1773)
Akord, piyanodaki seslerin düzgün çıkmasını sağlar. Eğer sesleri oluşturan teller yeteri kadar geriliyse, o zaman ses düzgün çıkar. Buna akordlu piyano denir. Ama sesler tuş kaldırıldıktan sonra hala devam ediyorsa, veya sesler cızırtılıysa o zaman piyano akordsuzdur. Akordun bozulmasına bir sürü sebep vardır.Bunlar:
1.Eğer piyanonun arkasındaki tahta, ısıtılıp soğutulursa, o zaman tellerde genleşme olur yani teller gerginliğini kaybeder.
2.Eğer piyano yerinden sürekli hareket ediyorsa, o zaman yine akord bozulur.
3.Eğer tuşlara çok sert basılırsa, o zaman akord bozulur Piyanoyu akord ettirmek için iyi bir akordör çağırılmalıdır. Akordör, telleri sıkar ve akordu düzeltir.
•Duvar piyanosu telleri ve armoni tablası düşey olan piyano.
•Elektrikli piyano rezonansı, çalgının mekanizmasına dahil olan ya da dışarıdan bağlanan yükselteçlerin sağladığı piyano
•Hazırlanmış piyano tellerin arasına, çalgının tınısını değştirecek nesnelerin (çiviler,tahta,maden ya da kauçuk parçaları) yerleştirildiği piyano.
•Kuyruklu piyano telleri ve armoni tablası yatay olan piyano.
•Mekanik piyano 1880’e doğru Amerika’da icat edilen otomatik piyano.
•Pnömatik piyano Pirinç bir cetvelin(panflüt) delikleriyle uyuşan karton bir rulonun deliklerinden çalgının içine hızla giren Havanın basıncıyla çekiçlerin hareket ettiği otomatik piyano
Fazıl Say
Günümüzün en çok tutulan yorumcularından biridir. Daha çok Mozart’ın bestelerine yorum katar. Tavsiye edilen yourmu ise Alla Turca’nın yorumudur.
Tuluyhan Uğurlu
Kendi şarkılarını besteler. En çok tutulan bestesi ise M.Kemal Atatürk ve Güneşin askerleridir.
Güher ve Süher Pekinel
Genellikle dört el olan parçaların üzerine yoğunlaşan, günümüzde dinlenen ikiz yorumculardır.
Alla Turca(Türk Marşı)-W.A.Mozart
Für Elise-L.V.Beethoven
Egzersiz için:Czerny,Beyer
Ay ışığı sonatı- Beethoven
Sarabande- George Frederic Haendel
Musette-J.S Bach



Müfredat

Copyright © 2006 - 2007 BesiktasMuzik.com Anasayfa Kurumsal Branşlar Foto Albüm Ön Kayıt Linkler İletişim Video
Become a member of BMM in facebook | 
Become a fan of BMM in facebook | 
Tasarım ve Uygulama: Dinamik