Beşiktaş Müzik Merkezi,bağlama,baglama,saz,gitar,piyano,keman,akordeon,klarinet,bati,muziği,kaval,mey,enstrüman,ders
TR EN We Offer Music Classes in Turkish & English at Our Center in Istanbul
Beşiktaş Müzik Merkezi, bağlama,saz,gitar,piyano,ders,kurs,enstrüman,ders,instrument
Anasayfa,beşiktaş,besiktas,muzik,music Kurumsal,corporate,about us,hakkımızda branşlar,brans,dal,alan,erdal,erzincan foto,fotoğraf,fotoğraflar,photos,action,erol,parlak ön kayıt,arif,sağ,mp3,music link,linkler,link,ali iletişim,contact,us,email,mail,free video,youtube,gitar,satriani,mustafa,dönmez,keman Kurumsal,corporate,about us,hakkımızda

Klasik Gitar
 Klasik Gitar Teachers:

  Classic Guitar Teacher -2
  Classic Guitar Teacher -1
Gitar dünyada belki de en çok müzik tarzinda kullanilan, pek çok kültürün sahiplendiği bir enstrümandir. Gitar eğitiminde Beşiktaş Müzik Merkezi olarak, bu farkliliklari gözeterek gitar eğitimini 4 farkli alana ayirdik.Klasik Gitar eğitiminde gitarin Klasik repertuari ile Klasik Müzik eserleri geçilecektir.

Gitarin ilk örnekleri İspanya'da XVII y.y.'da görülür. Bu enstrümanlar genellikle lavtaya benzer. O dönemde gitar üzerinde 4 tel mevcuttu. Bu teller kedi bağirsağindan yapilma tellerdi ve parmakla çalinirdi.Daha sonra gitara 5 tel takildi daha önce sayisi az olan perdeler 10'a çikarildi. Teller pesten tize doru "la-re-sol-si-mi" olarak akortlanmaya başlandi. 18.yy'in sonlarina doğru pes tarafa kalin bir "mi teli" daha eklenerek tel sayisi 6 ya çikarildi.





Daha sonra 19.yy. ortalarinda Antonio de Torres enstrümana yeni bir biçim verdi. Enstrümani daha belirgin bir hale getirdi (büyüttü ).Vidali burgular takildi; saptaki perde sayisi (fret artti; sesi güçlendi, göğüs içindeki balkonlar tek bir merkezden çikan seslere daha net yön verir oldu





Esasen kadin vücudunu andiran içi boş bir gövdedir.Ortasinda yuvarlak bir delik bulunan klasik gitarlarin üç bas teli ipek üzerine metal sarma,diğer üç teli naylondur.Tellerin harekete geçirilmesi ile bu gövdenin içinde hapsolan hava titreştirilmiş olur ve gövdesindeki delikten dişariya ses olarak geri döner. Klasik bati müzüği gitar tekniğinde gitar,tirnaklar ile çalinir.Tirnaklarin çeşitli açilarla törpülenmesi ve çeşitli sağ el pozisyonlari ile çikan ses tonu kontrol edilebilir.


Klasik Gitar (Classical Guitar)
KLASİK GİTARIN KÖKENLERİ
Özellikle avrupa da bulunan pekçok kaynakta Gitarin kökeninin İspanya ya dayandiği ortaya atilsada, Gitarin gerçekten İspanya dan gelip gelmediği bilinememektedir. Çünkü gitarin doğuşu kabul edilen tarihlere bakarsak, ayni zaman dilimlerinde Hindistan da “sitar”a, ortadoğuda “tambur”a, Yunanistan da “kithar”a, İran da ise “sihtar” a rastliyoruz. Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde bulunan Hitit’lere ait bir kabartmada ve bunun yani sira, Asur’lara ait kabartmalarda da gitara benzeyen telli çalgilarin varliği bir gerçek. Avrupa’ya geliş öyküsünde ise İran ve Arap adlarina rastliyoruz. Önce İran yoluyla Arap dünyasina, Araplarin İspanya’yi fethiyle de Avrupa’ya geçtiği yaygin bir saptama.
İsmi gitar olmasada fiziki yönden ve çaliş bakimindan gitara benzeyen enstrumanlar en az 4.000 sene popüler olarak kullanildilar. Tarihte somut olarak ilk kez, 14. yüzyilda, şekli fazla tanimlanmasada Guitern diye bir sazdan bahsedilir. El Vihuelasi olarak 13. yüzyildan beri taninan bu çalgi, 1500’lerin sonuna doğru, bugünkü gitarin doğmasindaki ilk ipuçlarini verir. Klasik Gitar tarihini tek bir bölgeye yada millete bağlamak yerine bölge bölge konuya yaklaşmak daha doğru olacaktir.
MISIR VE ROMA
Misirin ilk zamanlarindaki tek yayli enstrumani, yay parçalariyla kullanilan küçük harp idi. Zaman ilerledikçe bu yayli enstrumana önce sap, sonra bu sapa bağirsaktan yapilmiş perdeler eklendi. Sonraki periyodlar da ise perde boylari ve tel kalinliklari kariştirilarak çeşitli karakter ve özelliğe sahip enstrumanlar üretilmiştir. Daha sonraki zamanlarda (M.Ö 500) gövdenin de değişmesiyle gitari andiran bir form üretilmiştir.
Roma İmparatorluğu döneminde ise (M.Ö 30 – M.S 400) üretilen bütün yayli enstrumanlarin hemen hemen hepsi tahtadan yapilmişti. Sound un karakterinin sağlayan beyaz şeffaf deri, üzerinde 5 adet ses deliği bulunan tahtanin üzerine yerleştirildi ve bu haliyle 16. Yüzyila kadar geldi. Bir eski Misir lahitinde, kasa kivrimi ve derinliği günümüz gitar yapisina çok benzeyen, romadan geldiği tahmin edilen bir ensturman bulunmuştur. Bu enstrumanin gövdesinin arka tarafina bakarsak kivrim açisinin günümüzle ayni olduğunu ve enstrumanin 2 yüzünün tahtalari kaziyarak tuttrulduğunu, bu şekilde günümüze en yakin kasa çeşidinin oluştuğunu görebiliriz.
ORTAÇAĞ AVRUPASI
Orta Avrupa da günümüze kadar gelen, bu bölgede bilinen ilk yayli enstrumanin 3. Yüzyildan geldiği tahmin edilmektedir. Bu zaman dilimine ait kazilar göstermektedir ki 3.yüzyil ile birlikte kasalar gittikçe daireselleşmiş, bağlanan saplar ise gittikçe incelip genişlemiştir. Bunu gidişin yani sira, soyu Fransa ve Prusya(Almanya) ya kadar uzanan Şarlman hanedanliğinin da orta avrupa gitar tarihine büyük etkisi olmuştur (M.S 740).




ŞARLMAN ENSTRUMANLARI
Şarlman enstrumanlari dik açili, geniş çapli dairesel kasasi olan, yaklaşik ayni sap uzunluğuna sahip ve
telleri yerleştirmek için ufak akort burgulari eklenen Gitar benzeri enstrumanlardi. Tel sayisi çaliş şeline göre mizrapla veya parmakla çalmaya göre değişiyordu. Mizrapla çalinan versiyonlar 4 telli, parmakla çalinan versiyonlari ise 5 telliydi. Şarlman enstrumanlari 14. Yüzyila kadar korunarak gelmiştir.
Ayni zaman dilimi içerisinde bir başka enstrumanda Şarlman tipinden etkilenerek ortaya çikti. Bu yapida gövdenin üzerindeki düz hat yerini daha küçük kivrimlara birakmiştir. Bu yayli çalgi 14. Yüzyilda İngiltre, Fransa ve İspanya Katedrallerinde popüler olarak kullanilmiştir.
Şarlman Hanedanliğindan kalan bir resim
LATIN VE MORISCO
Latin ve Morisco gitarinin arasinda bazi farklar vardir. Morisco gitar Moor lar tarafindan getirildiği için bu Morisco ismini almiştir. Gövdesi ovaldir ve kasasinda fazlaca ses deliği mevcuttur. Araplarin, Kuzey Afrika ve İspanya ya gitmek üzere Emevilerle birlekte cihada katilmasiyla bati Avrupaya taşinmiştir. Bati Avrupali enstruman yapimcilarinin, bu morisco gitarini üretirken, klise baskisiyla katedral enstrumanlari özelliklerini de katmasi sonucu son şeklini almiştir. Kesin olmamakla birlikte Avrupa da geliştirilen ilk İspanyol gitarla ayni tarihlerde üretildiği varsayilmaktadir. Kesin olan şey ise Arap kültürü tarafindan etkilenen ve İspanyol özellikleri taşiyan bilenen ilk gitar oluşudur.
Latin Gitarinin kivrimli taraflari diğer avrupa ülkelerinden İspanya ya gelmiştir. Şüphesiz bu kivrimlar modern klasik gitarin özelliklerindendir.
Gitar, İspanya bölgesinde daha çok göçebe olan topluluklarda ve şairler üzerinde popülerlik kazanmişti. Çünkü gitar İspanya ya Provans lar tarafindan Katalonya(Barcelona) üzerinden ulaşmiştir. İspanya ya varmasindaki en önemli etkenler ise göçebe şairler olarak bilinmektedir. Bu göçebe şairlerin ortaçağ avrupasinda dolaşmaya başlamalari, bu telli enstrumanin diğer kültürlere girmesinde ve zengişleşmesinde büyük etken olmuştur.

16. Yüzyil
Orta çağa kadar Gitar ailesine ilişkin kayda değer bütün bilgiler resimler tarafindan öğrenilmiştir. Bu resimlerden elde edilen kanitlarin da pek çoğu dolayli olarak elde edilmiştir. 16. Yüzyilin başlamasiyla beraber, gitarin varoluş ve günümüze kadar uzanan yolcuğu hakkinda çok daha detayli ve dolaysiz bilgilere ulaşabiliyoruz.
16. Yüzyilda gitar özellikleri değişmekle beraber Luis Milan zamaninda “vihuela”, Fransa da “Rizzio gitar”, İtalya da ise Chitarra Battente" olarak bilinmektedir.
“Chitarra Battente” ön ve yandan görünüşü

Ud ve Vihuela
Vihuela, İspanya da genel olarak 4 veya 5 telli küçük gitarlara verilen genel bir
isimdir. Ayni süreç içerisinde “Ud” un da bütün Avrupa daki Aristokratlar arasinda çok popüler olduğunu biliyoruz. İspanya o zamanlarda diğer ülkelerden farkli olarak çok saygin kimselerin yaşadiği bir bölgedir. Ud bir süre sonra bu ülkede Moors larla ve onlarin baskici kurallarina göre değişim gösterdi. İspanyollar bu enstrumani kolayca kabul etmediler. Ud için şarkilar ve melodiler yazilmiş olmasina rağmen halk kendisini ifade etmek için başka enstrumanlar arayişina girmiştir ve Vihuela adi verilen gitarlari Ud a oranla daha fazla kullanmişlardir.
16. Yüzyilda “Ud”
Bu gitar 4 telli olmasina rağmen complex ve polyphonic olan halk melodilerini karşilamakta yeterli olamiyordu. Ayni zamanda İspanyol aristokratlari, siradan insanlar tarafindan kullanilan bu 4 telli çalgiyi ve onu çalanlari küçümsüyordu. Zaman ilerledikçe 4
telin yerini 6 çift tel almasiyla bu sikintilardan kurtulundu. 6 tel günümüz akort sistemine göre düzenlendi fakat 3. Tel günümüzden yarim ses pes kullanildi. Bu değişiklikle beraber bu tarz enstrumanlara vihuela ismi verilmiş oldu.
Son olarak 6 çift telin yerine, bağirsaktan yapilan 6 tek telin takilmasiyla vihuela son halini almiş oldu. Vihuelanin telleri normal gitardan 4 inch daha uzundur ve klavyesi 12 perdeden oluşmaktadir.
Vihuela 1700 yilinda en son halini alarak gelişimini tamamlamiştir. Perdeler metal olmuş, kivrimlari derinleştirilmiş, ses delikleri ise daha oval bir hal almiştir
Bilinen ilk vihuela çalgicisi Luis Milan’ dir. Luis Milan 1500 yilinda doğmuş, 1535 yilinda ise “El Maestro” isimli bir kitap çikarmiştir. Bu kitap Luis Milan’in yaptiği en büyük iş olmakla beraber, vihuela hakkinda bilinen en önemli kaynaktir.
Vihuela hakkinda kitaplar 1535 yilinda Luis Milan, 1538 yilinda Luis de Narvaes, 1546 yilinda Alanso de Mudarra tarafindan yazilmiştir. Bu koleksiyonda yazilan besteler Rönesans devrinin en iyi kompozisyonlari olarak kabul edilir.
16. yüzyil Vihuela nin aldiği son form
4 Telli Gitar
4 Telli gitarin ilk olarak görüldüğü bölge Misirdir. Bu gitarin Misir’dan Avrupaya uzana yolcuğu boyunca bir çok kültür ile etkileşime girerek fazlaca değişim göstermiştir. Kasa tipleri ayni olmasina rağmen Tel sayisi birbirine çok yakin dönemlerde 3-4-5 olarak değişmiştir. Bu çeşitliliğe rağmen ortaçağ sonuna kadar en popüler olarak kullanilan gitar 4 telli gitardir.
15. yüzyilda bu 4 telli çalgi değişik isimler almiştir. İtalya da “chitarra battente” ve “chitarino” , İspanya da “guitarra”, Fransa da“quitare” ve “quinterne”, İngiltere de “gyterne” adini almiştir. Bu enstruman değişik zamanlar da değişik isimlere sahip olasa da, daha sonra gelişitrilerek “mandolin” olarak son halini alir. Saydiğimiz isimler sadece 16. Yüzyilda gitar ailesine mensup olarak kabul edilir. 4 telli gitar Mandolin olarak son halini aldiktan sonra başka bir kategoride incelenmektedir.
16.yüzyil 4 telli gitar
Mandolin in atasi olan bu 4 telli gitar İtalya dişindaki çoğu Avrupa ülkesine çift telli olarak kullanildi. İtalyan topluluklar ilk teli tek olarak kullanip diğer ülkelerden farkli bir akort sistemi uyguladilar. Normalde en kalin tel en düşük oktavda akortlanip kalan teller buna uyumlu olarak dağa ince oktavlarda ayarlanmaktaydi. İtalya da ise üst 2 tel birden en düşük oktavda, diğer iki tel ise buna uygun akort edildi. İki sistem de Sol,Do,Mi,La akort sistemini kullandi. İspanya da ise kimi bölgelerde daha kullanişli olduğu için Sol,Re,Fa#,Si sistemi kullanilmiştir.
5 Telli Gitar
Ortaçağ Avrupasinda 3,4 ve 5 telli gitarlar genel olarak birlikte varoldular. 15. Yüzyilda 4 çift telli gitarlar popülerliğini sürdürdü. Fakat 16. Yüzyila geçildiğinde 4 çift telli gitarlarin yerine 5 çift telli gitarlar egemen oldular.
5 Telli gitara ait ilk kanitlar 15. Yüzyil İtalyan kabartmalarindan elde edikmiştir. Söz konusu gitarin büyüklüğü en az günümüz gitarlari kadar vardi. Gövdesi ise günümüz gitarindan daha geniş gözüküyordu.
5 Telli gitarin “chitarra battente” den türetildiği biliniyor. 4 telli gitarin hafif dişari doğru olan gövdesinin yerine daha basit ve düz bir gövde tercih edilmiştir. Gövde kisminda sarmaşik ve yaprak motifleri tercih kullanilmiştir. Eşik kasaya yapiştirilarak monte edilmiştir. Kitarin ters tarafi beyaz işlemelerle dekore edilmiştir. Kullanilan bu motifler daha sonraki yillarda da gitar ve diğer enstrumanlarda popüler olarak kullanilmiştir.
5 Telli Gitar hakkinda çok kapsamli bir çalişma kitapi 1586 yilinda Barcelona da yayinlanmiştir. Bu kitap Juan Carlos Amat tarafindan yazilmiştir. İçinde 5 telli gitar için çalma yöntemleri, pratik methodlari ve 5 telli gitar için kompozisyonlar vardir.
Sonuç olarak 5 telli gitar geliştirilerek 4 telli gitardan transfer edilmiş bir çalgidir. Modern Klasik gitarin atasi olarak kabul edilir. Akort sistemi bugünkü ile ayni olan La-Re-Sol-Si-Mi şeklindedir. La bugünkü gibi en kalin oktavdan çalinir. 5 telli gitar İtalya da ortaya çikmiştir ve popülerliliğini arttirarak bütün avrupaya yayilmiştir.
16. Yüzyil Sonrasi
16. Yüzyilda gelindiğinde gitarin yolculuğu hemen hemen bitmiştir. Bundan sonraki gelişmeler birbirinden uzak, daha çok yöresel bazda gelişmeler olmuştur. Bu bölgelerdeki müzisyenler kendi özel ihtiyaçlarina
ve müzikal görüşlerine göre gitara yön vermiştir. Bu tarihten sonraki gelişmeler bu araştirma kapsamina girmese de kisaca şöyle özetleyebiliriz.
1586 yilinda çikarilan ilk gitar metodu “İspanyol Gitari” olarak adlandirilan beş çift telli çalgi içindir. Daha onceki gitarlar dört, Vihuela ise alti çift tellidir. Vihuela’dan sonra Barok Gitar devri yaşayan beş çift; günümüzde kullanilan klasik gitarlar ise tek alti tellidir ve bunun 18. yüzyildan bu yana böyle olduğu Fernando Sor’un alti telli Romantik Gitar kullanmasiyla somutlanir. 17. ve 18. yüzyillarda İtalya ve Fransa’da gitar metodlarina rastlanir.
18. yüzyilin sonunda IV. Şarl’in himayesinde birçok gitarist yetişir. Gelmiş geçmiş en büyük gitar ustalarindan birinin Niccolo Paganini olduğu söylenir. Bu çalgiyi kemani kadar ustalikla çalmasinin yani sira, eserlerini bestelerken dizinin üzerinden hiç eksik etmediğinden söz edilir.
19. yüzyilda gitarda, sesin artmasini sağlayan değişiklikler yapildi. Gövdesi genişletildi, derinliği azaltildi, göğüs kapaği iyice inceltildi. Gövdenin içine göğüs kapağini desteklemek için konan enine çitalarin yerini, ses deliğinin altina yelpaze gibi açilan işinsal çitalar aldi. Eskiden ahşap bir takozun içine saplanan sapi, tellerin germesine karşin ek bir dayanak oluşturacak gibi, gövdenin içine doğru biraz giren bir pabuç ya da kol biçimine getirilerek arkaya tutkallandi.
Yüzyilin ikinci yarisinda çağdaş gitar ekolünün kurucusu olarak nitelenen, Bach, ve Beethoven’in eserlerinden gitar için yaptiği düzenlemelerle taninan Valenciya’li gitarist-besteci Francisco Tarrega adina rastlariz. İngiltere’de ise, Julian Bream ve John Williams gibi gitaristler de ayni paralleled devam ederler. Alirio Diaz’in önerisi üzerine Andres Segovia’nin gitarda ilk kez naylon tel kullanmasinin yani sira en önemli misyonu; o yillarda daha çok Amerika’da folk müzik, Avrupa’da ise türkü eşlikçisi olarak görülen gitari, Klasik Gitar olarak tüm dünyaya tanitmaktir. Ayrica üstün virtüözitesiyle de çalgisini sevdiren ve geliştiren bir sanatçidir. Segovia’nin öğrencisi olan Alirio Diaz (1923) ise ünlü bir yorumcu olarak bütün dünyaya adini duyururken, özellikle Türkiye’de verdiği konserlerle ülkemizde gitarin taninmasinda büyük katkida bulunmuş, halen de bu katkisini bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sürdürmektedir.

Curriculum


Copyright © 2006 - 2007 BesiktasMuzik.com Homepage Institute FAQ Photo Album Pre-Registration Links Contact Videos
Become a fan of BMM in facebook | 
youtube Facebook Email RSS 

Tasarım ve Uygulama: Dinamik