Beşiktaş Müzik Merkezi,bağlama,baglama,saz,gitar,piyano,keman,akordeon,klarinet,bati,muziği,kaval,mey,enstrüman,ders
TR EN We Offer Music Classes in Turkish & English at Our Center in Istanbul
Beşiktaş Müzik Merkezi, bağlama,saz,gitar,piyano,ders,kurs,enstrüman,ders,instrument
Anasayfa,beşiktaş,besiktas,muzik,music Kurumsal,corporate,about us,hakkımızda branşlar,brans,dal,alan,erdal,erzincan foto,fotoğraf,fotoğraflar,photos,action,erol,parlak ön kayıt,arif,sağ,mp3,music link,linkler,link,ali iletişim,contact,us,email,mail,free video,youtube,gitar,satriani,mustafa,dönmez,keman Kurumsal,corporate,about us,hakkımızda

Santur/Santoor
 Santur/Santoor Teachers:

  Santoor Teacher -1
Bu saz Tevrat’ta “Psanterin “ olarak geçer. Büyük ihtimalle Santur sözcüğü bundan türemiştir. İbranilerin çalgisi olup 11 ci yüzyildan sonra Avrupa’ya yayilmiştir.Misir’da ikişer çelik telli, İran’da ise dörder adet pirinç telli olarak kullanilmaktadir.







Eski Türk sazlarindan nüzhenin (1) gelişmiş şeklidir. Geometrik olarak ikizkenar yamuk şeklindedir. Telleri önceleri ibrişimdendi. Sonralari madeni ve sarma tel kullanilmiştir. Eski Türk ve İran santurlarinda sari pirinç tel kullanilir. Avrupa santurlarinda genellikle çelik ve çelik üzerine gümüş sarma teller kullanilmaktadir. Her bir sazin yapisina göre kullanilan bu tellerin tinilari farklidir. Santur masa üzerinde veya bir sehpa üzerinde çalindiği gibi piano gibi bacakli şekilleri de vardir. Uçlarina keçe veya ince tülbent sarilan ince iki sopacik ile çalinir. Bunlara eskiden olduğu gibi “Zahme” veya “mizrab”’da denir.İranlilar mizraba bir şey sarmadan çalarlar.











Zahme-Mizrap







Bugün Santur Amerika’da (Hammered Dulcimer), Çin’de (Yangtjin),İsviçre,Almanya ve Avusturya’da (Hackbrett), Fransa’da (Tympanon), Macaristan’da (Cimbalom), İrlanda’da (Tiompan), Yunanistan’da (Santuri), Türkiye ve İran’da (Santur), Romanya’da (Timbal) ve Hindistan’da (Santoor) gibi adlarla kullanilmaktadir.







Evliya Ağa’nin “ Tefhim ül Makamat fi Tevhid ül Nağamat” isimli eserinde santur resmi vardir.17.yy.da Türkiye’de bulunmuş Meninski’nin anilarinda adi geçiyorsa da çağdaşlari Evliya Çelebi ve Katip Çelebi’de Türk çalgilari arasinda yer almazlar.19.yüzyil sonu ile 20.yüzyil başinda İstanbul’da iki çeşit santur kullanilmiştir







1) Alafranga Santur : Daha çok 1900 lü yillarda musevilerden meydana gelmiş saz takimlarinda görülen ve “ Hamaili Santur” denilen santur olup beşer beşer dizilmiş 160 teli bulunur. Yani 32 seslidir. Türklerinde kullandiği bu Santur bazi değişikliklere uğramiştir. Ses sayisi azaltilarak 24 sese yani herbiri beşerden 105 tele indirilmiş ve eşiklerin yerleri değiştirilmiştir. Türkler eskidenberi santurlarinda pirinç tel kullanmişlardir. Tellerin bazilari (1. Ve 3. Teller) eşikler araciliğiyla üçe bölünerek iki ses verir duruma getirilmiştir. Normalde iki eşiğin ortalari kullanilarak kenarda kalan bölümler kullanilmazlar.















Hamaili santur krokisi







Bu çeşit Santuru, I.Abdülmecid (1839-1860) zamaninda Muzika-yi Hümayûn’dan Hilmi Bey Romen çalgicilarda görmüş ve çalimini öğrenerek değişiklikler yapmiş, ismine de “Alafranga Santur” demiştir. Bu çalgi düzeni Türk Müziğinin bütün seslerini veremediğinden klasik topluluklarda kullanilamamaktaydi. II.Dünya Savaşi siralarinda sari tel bulunmasinda çekilen güçlük nedeniyle çelik tel denenmiş ancak çok sert ses verdiğinden tutulmamiştir.







2) Alaturka Santur : Ses genliği bir tam aralik azalmiştir. (2 sekizli ve 1 küçük üçlü) . Akordu Türk Müziğinin bazi seslerini çikarabilecek duruma gelmiştir. Örneğin : Si-Do ile Fa diyez-Sol arasinda ayrica bir ses bulunmaktadir. Tam araliklarin arasinda yarim ses vardir. Bu yarim sesi tek tel verdiğinden çalici bu tek teli makamin gereğine göre yeniden ayarliyordu. Bu Santurda öbürünün aksine Segâh sesi bulunuyordu (R.Yekta:La Musique-madde). Teller çift ve tek sira sayili olmak üzere eşikler araciliğiyla iki diziye ayrilmiştir.Çift sira sayililar, düz sesleri, tek sira sayililar tam araliğin yarisindaki sesleri gösterirler.(Segâh ve Çargah arasinda Buselik, Acem ileGerdaniye arasinda 1 koma Fa diyez= Dik Acemaşiran sesleri vardir). Başka komali sesler yoktur. Anlaşildiği üzere Türk Müziğinin tüm seslerini çikartacak kapasitede değildir.















Santuri Ziya Santur’un krokisi







(Romen-Macar Santurlarindan değiştirilerek Hilmi, İsmet ve Ethem beyler tarafindan kullanilan şekli)







Aşağida her iki santurun kiyaslamasi görülmektedir:











Tel adedi



Perde adedi



Seda adedi







Hamaili Santur



160



12



32







Ziya Santur’un geliştirdiği Santur



95



19



28











Yukarida bahsettiğimiz Hilmi Bey’in talebesi Türk Müziğinin ünlü bestekâri ve Santurîsi Ethem Bey’dir (1855-1926). Ethem Ef. Türk müziğinde bilinen en güçlü Santur icracisi ve bestecidir. Enderun’da yetişti. Muallim Şefik Bey’in öğrencisi oldu. 1871 de Tophane’de bir meşkhane açarak öğrenciler yetiştirdi. 1908 de Darülmusiki-i Osmanî’de dersler vermeye başladi.400 civarinda eser besteledi.











Hint Santuru







Santurî Ethem Beyden santur dersi alan Ziya Santur(1862-1952), bu sazda bir takim değişiklikler yapmiş ve 1914 de ilk Santur metodunu yazmiştir.Bu metodu 1947 de tekrar elden geçirerek neşretmeye çalişan Ziya Santur, birçok defalar orijinallerinin kaybolmasi nedeniyle metodunun bas ildiğini göremeden 1952 de vefat etmiştir.Ziya Santur, o zamana kadar kucakta çalinan Santura sehpa yapmiş ve saza 6 adet ses eklemiştir. Ziya Santur’un talebeleri arasinda Cevdet Kozanoğlu, Hüsnü Tüzüner, Zühtü Bardakoğlu, Mustafa Sunar, Osman Güvenir ve Vecdi Seyhun bulunmaktadir.Yapilan tüm değişikliklere rağmen santur Türk Müziğinin bütün seslerini vermekte yetersiz kalmiş bir kisim amatör çalicilar dişinda bu sazi yaşatacak profesyoneller yetişmemiştir.







Ziya Santur, hocasi Ethem beyle ilgili anisini ve santurun kullanimi hakkinda şunlari anlatiyor :







-“ Bir mecliste Hüzzam fasli icra edilirken ara taksimini zorla Ethem beye verirler.Bugünkü kadar (1948) tekamül etmemiş olan eksik perdeli santur icrasinda müşkül duruma düşen Ethem beybir hayli ter dökmekle beraber hemen hüzzam makamindan atlayip şed yollarla bulduğu motiflerle cidden üstadane bir taksim yaparak hüzzamda karar verir.











Sehpali İran Santuru







Bugün Santur layik bulunduğu derecede rağbete kavuşmuş bir saz değildir. Anadolu’da kullanildiği halde İstanbul’daki musikiciler tarafindan ihmal edilmesi şayan-i teessüftür.Elli sene evvel (1900) saz takimlarinda tanbur ve ud hiç görülmezdi.Saz takimlari ekseriyetle keman,kanun ve santur’dan mürekkepti.Kemençe ve lavta nadiren görülürdü.Bu şartlar içinde günün birinde büsbütün ortadan kalkmasindan endişelenmemek mümkün değildir.Bu sazin ortadan kaybolmasina bizzat eski santurîlerin kendileri sebeb olmuşlardir.Bu san’atçilar sazlarinin Mansur ve Şah’tan pest akord kabul edemiyeceği fikrine saplanarak sazlarini daha pest akord etmemekte israr ederlerdi. Halbuki bu akordlarla okumak pek güç olduğu ve geçimleri için gece-gündüz çalişmak zorunda olan okuyucular devamli yüksek akordla okumaya tahammül edemiyecekleri için, santur çalan hevesliler bir küme faslina dahil olmak zevkinden mahrum kalmaktaydilar. İşte bu sebebten rağbetten düşerek yerini pest akorda çok elverişli olan Ud’a terkederek kadro harici kalmişlardir.”







Santur’un Türk müziğine uyumu o kadar kolay olmamiştir. Ziya Santur büyük bir özveri ile bu sazin gelişmesi için çaba göstermiştir. Buna rağmen bu sazin geleceği konusundaki endişelerini şu sözleri ile belirtmiştir :







“ Santur’un fasildaki yeri fevkalade mühimdir. Fakat maalesef buna rağmen santur layik bulunduğu derecede rağbete kavuşmuş bir saz değildir. Bugün santur çalanlar benim yetiştirdiğim mahdut talebeden ibarettir. Radyomuzda çalan bir tek santurimiz (Zühtü Bardakoğlu) müstesna, talebemin hepsi piyasaya çikmayan kimselerdir. Bu itibarla, bu şartlar içinde santurun günün birinde büsbütün ortadan kalkmasindan endişelenmemek mümkün değildir. “











Ayakli Macar Santuru (Cimbalom)







-Gerek Yunan ve gerekse Romen santurlarinda tellerin, köprülerin sağ ve sollarinda kalan kisimlarida çalinmaktadir. Örneğin 7 No.lu DO perdesinin köprünün sağ tarafinda kalan kismi FA sesini verecek şekilde köprü yerleştirilmiştir. Diğer seslerde ayni şekilde kullanilmaktadir. Bu çeşit siralama santurun Türk musikisi icrasinda büyük güçlükler ortaya çikarmaktadir. 1950 lilerde vefat etmiş olan Ziya Santur'un metodunda açikladiği akord düzeni bu şekildedir ve santurun Türk müziğinde kullanim alanini daraltmiştir.







- Alman, Macar ,Avusturya ülkeleri santurlarinda ise kromatik düzen uygulanmiştir. Bu düzen Türk müziği uygulamasina daha uygundur. Bilhassa kanundaki gibi mandallama yapildiğinda kullanim kolayliği ve makamlara hakimiyet bu enstrümani müziğimize kazandirmaktadir. Ayrica aşağidaki açiklamalarda göreceğiniz gibi bu kromatik akord düzeni çeşitli çeşnilerin ardarda kullanimi sirasinda mandallara ihtiyaci minimuma indirmektedir. Mandallar, transpoze çalişlarda önem kazanmaktadir.



















GELİŞTİRİLMİŞ TÜRK SANTURU







1960 yilinda başladiğim İst. Bl.Konservatuari yillarinda takip ettiğimiz İcra Heyeti konserlerinde merhum santuri Hüsnü Tüzüner’i dinleyerek santura ilgi duymaya başladim. 1967 yilinda istanbul Radyosunda kanun san’atçisi olarak görev yaparken, İran’dan getirttiğim bir santur üzerinde yaptiğim çalişmada Türk müziğine uyumsuzluğu nedeniyle birtakim değişiklikler yapma fikri oluştu :







Bu değişiklikler şunlardir :







1) Diyatonik ses düzenini kromatik olarak değiştirdim.







2) Çapraz olarak takilmiş teller iki eşik üzerine oturuyordu. Sol eşikler üzerinde yer alan telleri kanun düzeninde , sağ eşik üzerindeki telleri ise bunlarin yarim sesleri olarak akord ettim. Diğer bir anlatişla sağ eşik üzerindeki teller piyanonun siyah tuşlarinin görevini yapacak şekilde akorda çekildi. Bu şekilde tam ve yarim seslerin santur üzerinde görülebilir durumda olmalarinin verdiği imkãnla süratli olarak kromatik çaliş mümkün oldu.







1) Santur’u pestte ve tizde genişleterek ses kapasitesini 2,5 oktava çikarttim.







2) Kaba Yegâh’tan Rast’a kadar olan tellerde bronz , tiz tarafa doğru ise değişen kalinliklarda çelik gitar telleri kullandim.







3) Santur’da en büyük icra güçlüğü Hüzzam, Uşşak, Saba gibi birçok makamin seslerini eelde etmekte idi. Bunu ortadan kaldirmak için kanunda olduğu gibi bizgi tahtasindan sonra her iki eşik taraflarinda birer mandal tahtasi ve üzerlerine kanunun mandal düzenini tatbik ederek çikan seslerin makamlara uygunluğunu sağladim.















Geliştirilmiş Türk Santuru krokisi















Doç.Dr.Oktay Özkazanç yapimi Geliştirilmiş mandalli Türk Santuru



Santur’un diğer bir akord variyasyonu da kullanilabilir :







- Sol eşik üzerindeki teller kanun düzeninde akord edilir.







- Sağ eşik üzerindeki telleri ise soldakinden bir oktav pest akord edilir.







- Şekilde de görüleceği gibi bir sesin tizi ve pesti sağ ve sol eşikler üzerinde ayni hizaya gelir. Bu nedenle kanunun sağ ve sol ellerle birer oktav farkli çalindiğinda çikan ses efekti burada elde edilmiş olur. Bu pest sesler için Avrupa santurlarinda kullanilan çelik üzerine gümüş sarma teller kullanilir. Tellerin temininin güçlüğü nedeniyle bu akord düzeninden vazgeçerek yukarida belittiğimiz kromatik düzene geçtim. Bu akord düzeni virtüoziteye daha elverişlidir.







Santurda tini çok parlak ve rezonansinin fazla olmasi nedeniyle ses karişimi fazladir.Bu yüzden santurun çok hizli çalinmamasi gerekir.Romen ve Macar cimbalomlarinda ( Santurun büyüğü ) seslerin tinisi çok parlak olmadiğindan sesler birbirine karişmaz ve hizli çalmak mümkün olur. Yukaridaki nedenle Santur’a ayni Cimbalomlarda olduğu gibi sağ ve sol teller üzerine gelecek şekilde, piyanodaki tarzda pedalla kullanilan susturucular ilave edilebilir.







Bilinen Santur çalicilari :







-Santuri İzak (19.yy.ikinci yarisi)



-Miralay Santuri Hilmi Bey ( Zeki Üngör’ün babasi, Ethem beyin öğreticisi)



-Santuri Hasib (19.yy.da Enderun’da iki santur çalicisindan biri.Diğeri Santuri Hilmi Bey)



-Santuri Samatyali Takvor (19.yy.Misirli)



-Santuri Ethem Bey ((19.yy-20.yy.başlari)



-Santuri Nebile Nazim Hanim (Darüttalim-I Musiki üyesi-1912-1932)



-Santuri Ziya Santur (1869-1952)



-Santuri Zühtü Bardakoğlu (1904-1973)



-Santuri Hüsnü Tüzüner (1904-1973)



-Santuri Cezmi Bey (Üsküdar Musiki Cemiyeti kurucusu-1944)



-Santuri Dr.Hasan Yusuf Başkan(1946 da kurulan İzmir Musiki Cemiyeti ilk denetçisi)



-Santuri Sadun Eren



-Santuri Dr.Ümit Mutlu (1939-….. )



Curriculum

Copyright © 2006 - 2007 BesiktasMuzik.com Homepage Institute FAQ Photo Album Pre-Registration Links Contact Videos
Become a fan of BMM in facebook | 
Twitter Instagram Vimeo youtube Facebook Email RSS 

Tasarım ve Uygulama: Dinamik